7 Kasım 2008 Cuma

Şirketlerin %25’i iflas tehlikesi altında


Ayaydın-Miroglio Group Yönetim Kurulu Başkanı Ayaydın, rakip ülkelerin krizden ağır yara aldığını vurgulayarak şöyle konuştu: “2009’u yara almadan kurtarırsak tekstilde dünya yıldızı olabiliriz. Ancak şu anda firmaların yüzde 25’i kapanma tehlikesi altında”

Kerim ÜLKER / VATAN

MACHKA, Twist ve İpekyol markalarının sahibi Ayaydın-Miroglio Group Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Ayaydın, dünyayı kasıp kavuran küresel krizin Türkiye’ye henüz ’dedikodusunun’ geldiğini, krizin kendisinin ise 2009’da geleceğini söyledi.

Krizin 2009’a yansımalarının sektörün tüm aktörlerini endişelendirdiğini ifade eden Yalçın Ayaydın, “Yara almadan önümüzdeki yılı geçirirsek sektörde sadece bir sezonu kaybetmiş oluruz. Ancak yara almadan atlatabileceğimizi sanmıyorum. Mali sektörün düzelmesi 2010’u bulur, ondan sonra toparlanma başlar. Şu anki bakışımızla firmaların yüzde 20-25’inin kapanma tehlikesi altında olduğunu görüyoruz. Bu da önemli bir rakam” diye konuştu.

Türk tekstilinin bu dönemde ayakta kalmak zorunda olduğunu belirten Ayaydın, “Rakiplerimiz Çin, Pakistan, Hindistan ve Bangladeş tekstili şu anda tam anlamıyla dip yapmış durumda. Sadece Çin’de 60 bin tekstil fabrikası kapandı. Markalaşmamızı sürdürürsek bu dönemi rahatlıkla aşabiliriz. Ayakta kalan bütün üreticiler, 2012 yılına kadar altın çağlarını yaşayacak. Bu dünya krizi Türk tekstilini eski durumuna ’fazlasıyla’ getirecek. Avrupa Birliği’nin tek vazgeçilmezi Türkiye olacak” dedi.

Ortak zamanında geldi

Bu yılı yurtiçinde 105, yurtdışında ise 25 mağaza ile tamamlayacaklarını kaydeden Ayaydın şöyle devam etti:

“Gelecek yıl yaşanacak krize rağmen büyümemize devam edeceğiz. Yüzde 30’luk büyüme hedefiyle 130 milyon dolarlık planımız var. Ortağımız İtalyan Miroglio Grubu’nun hedeflerimizi yakalamamızda büyük etkisi var. Bugünkü şartlarda piyasada nakit sıkıntısı olmayan çok az firmadan biriyiz. İyi ki ortak almışız, yoksa biz de ciddi anlamda sıkıntıya girerdik.”

İŞSİZLERE GARANTİLİ KURS

İpekyol’un Edirne’de işsizliği azaltmak için açtığı tekstil atölyesinin açılışını Vali Mustafa Büyük ile yapan Ayaydın, 8 haftalık kurs programıyla 20 kursiyeri tesislerinde eğiteceklerini belirterek “Bunlar arasında başarılı olanları istihdam edeceğiz. Bu şekilde her yıl ortalama 100 kişiye iş imkanı vereceğiz” dedi.

Erdoğan bankacıları uyardı


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bankacılardan kredileri geri çağırmamasını istedi.

REFERANS GAZETESİ

Erdoğan, kulağına bazı duyumlar geldiğini belirterek, bankalardan kredileri geri çağırmamasını istedi. Erdoğan'ın, banka mevduatlarına olası bir güvencenin belli bir limiti olabileceğini söylediği de öğrenildi.

Türkiye Bankalar Birliği, Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince ve yönetim kurulu üyeleriyle dün Ankara'da bir dizi temasta bulundu. Bu kapsamda ilk olarak Başbakan Erdoğan'ı ziyaret eden bankacılar, bankacılıkta son dönemde yaşanan sıkıntıları anlattı.

Görüşmede, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcıları Nazım Ekren ve Hayati Yazıcı, Devlet Bakanları Kürşad Tüzmen, Mehmet Şimşek ile Maliye Bakanı Kemal Unakıtan da bulundu. Yaklaşık 1 saat süren görüşme, basına kapalı yapıldı. Görüşme sırasında Erdoğan'ın kredilerin geri çağrılmaması gerektiği yönündeki istemini belirttiği, banka mevduatlarına verilecek olası bir güvencenin de belli bir limite kadar olacağını söylediği kaydedildi.

BDDK'yı da ziyaret eden Bankalar Birliği Yönetimi, öğleden sonra da TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun başkanlığında reel sektörle birraya geldi. Hisarcıklıoğlu, finans sektörünün, ekonominin temel organları olan reel sektöre ve KOBİ'lere kan akışını sağlayan damarlara benzeterek, finans sektörü ile reel sektörün, aynı elmanın iki yarısı olduğunu kaydetti. Hisarcıklıoğlu, Bu yüzden de biri kötü durumdayken, diğerinin iyi durumda olması beklenmemeli. Küresel kriz, bankaların ve şirketlerin bilançoları ile Türkiye'ye taşınıyor dedi.

Finans kanalları açık tutulmalı

Bu süreçte her iki sektörün de güçlendirilmesine ihtiyaç olduğunun altını çizen Hisarcıklıoğlu, Zira özellikle de KOBİ'lerin finansmana ulaşım imkanlarının gelecek dönemde açık tutulmasının hayati öneme sahip olduğu bir dönemdeyiz. Gelecek dönemde Türkiye, büyüme temposunu korumak zorundadır. Büyümeyi sürdürmek için de yurtiçi ve yurtdışı finans kanallarını açık tutmaya mecburuz diye konuştu.

Hisarcıklıoğlu, bankaların, aracılık işlevlerini yerine getirmeleri, gerçek bankacılık yapabilmeleri için kamunun, mali sistem üzerindeki ağırlığının, yani hem aracılık maliyetlerinin hem de kamu borçlanmasının azaltılmasının şart olduğunu ifade etti. Bunun da mali disiplinin sürdürülmesi ve kamuda harcama reformunun gerçekleştirilmesi ile mümkün olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, reel sektör üzerindeki girdi maliyetlerinin azaltılması ve yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik yapısal reform sürecinin devam ettirilmesini beklediklerini kaydetti.

Dış kredilere garanti talebi yok

Toplantıda basının bankaların dış kredilerine devlet garantisi verilmesine ilişkin sorularını yanıtlayan TBB Başkanı Özince ise, bunun gündemlerinde olmadığını söyledi. Özince, Bu konuda bilgim yok. Sektör olarak böyle bir talep, böyle bir beklenti, böyle değerlendirme yok. Bunun gerekli olduğunu takdir edecek, sorumlu olan insanlara sormak lazım, her konuda yorum yapmak doğru değil dedi.

IMF gelişen piyasaları uyardı


Uluslararası Para Fonu (IMF), global büyüme tahminini aşağı çekti, gelişemkte olan ülkeleri ise 2009'da büyümenin yavaşlayacağına dair uyardı.

REFERANS GAZETESİ

IMF'den dün yapılan açıklamada global büyüme tahmininin 0,75 puan düşürülerek yüzde 2,2'ye çekildiği belirtildi. Fon ayrıca gelişmekte olan ülkelerde büyümenin önemli miktarda yavaşlayacağına, 2009'da yüzde 5 seviyesinde kalacağına dikkat çekti.

Öte yandan, IMF Ukrayna'ya 16.5 milyar dolarlık acil kredi programını onayladı. Fon, iki yıllık anlaşma çerçevesinde, mali reformların hemen yapılması kaydıyla 4.5 milyar dolarlık ilk dilimi derhal serbest bırakacak.

IMF, ekonomisi küresel finanlsal krizden olumsuz etkilenen, enflasyonun hızla arttığı, dış ticaretin ise gerilediği Ukrayna'dan, esnek döviz kuru politikası, daha yüksek miktarda işsizlik fonu ve bankaların yeniden sermayelendirilmelerini istiyor.

Bu arada IMF İcra Direktörleri Kurulu, krizden en olumsuz yönde etkilenen İzlanda'ya 2.1 milyar dolar kredi verilmesini de onayladı. İzlanda'ya açılan 2 yıl süreli kredi çöken bankacılık sisteminin yeniden işler hale gelmesi ve ekonominin istikrara kavuşmasında kullanılacak.

TMSF Başkanı Ertürk bigpara’ya konuştu

TMSF Başkanı Ahmet Ertürk Finans Kulüp tarafından düzenlenen Küresel Mali Kriz ve Türkiye konulu panele konuşmacı olarak katıldı.



Sözlerine “Türkiye’de kriz uzmanı olduk” şeklinde başlayan Ertürk, “Bu krizi biz kucağımızda bulduk. Yaşanan bu krizde çevre ülkeleri ve merkez ülkeleri ayırımı ortadan kalktı” şeklinde konuştu.

Krizin Türkiye’ye etkileri konusuna da değinen Ertürk, “Krizin etkilerini son birkaç aydır hissediyoruz. Ancak şu ana kadarki rahatlığımız krizin olumsuz sonuçlarının öngörülenden daha fazla olmasına yol açmış olabilir” dedi.

Panelde bigpara’ya özel açıklamalarda da bulunan Ertürk, çok önemli noktalara dikkat çekti.

IMF krizzedeler için kesenin ağzını açtı

Uluslararası Para Fonu (IMF) Ukrayna’ya 16.5 milyar dolarlık acil kredi programını onayladı

Fon, iki yıllık anlaşma çerçevesinde, mali reformların hemen yapılması kaydıyla 4.5 milyar dolarlık ilk dilimi derhal serbest bırakacak. IMF, ekonomisi küresel finansal krizden olumsuz etkilenen, enflasyonun hızla arttığı, dış ticaretin ise gerilediği Ukrayna’dan, esnek döviz kuru politikası, daha yüksek miktarda işsizlik fonu ve bankaların yeniden sermayelendirilmelerini istiyor. IMF, İzlanda’ya da 2.1 milyar dolar kredi verilmesini onayladı. IMF’den yapılan açıklamaya göre, İzlanda’ya açılan kredinin iki yıl süreli kredinin çöken bankacılık sisteminin yeniden işler hale gelmesi, ekonominin istikrara kavuşmasında kullanılacak.

Sanal borsaya broker isyanı

SPK’nın 1 ocakta yürürlüğe girecek olan tebliği seans salonlarına renkli görüntüler taşıyan brokerleri işsiz kalma tehdidiyle karşı karşıya bıraktı. Aracı Kuruluşlar Birliği ile acil toplantı yapıldı. 600 broker bugün seansa girmeyerek yeni uygulamayı protesto etme kararı aldı

Karaköy’de 1980’lerde tezgahlar ve tahtalarla başlayan borsa macerasında yeni bir dönemece giriliyor. Tansu Çiller’in bugün İstinye’de olan modern Borsa binasını açmasına kadar Karaköy’de yaşanan manzaralar, o dönemde hisse alıp satan veya bu işlemlere aracılık eden herkesin ortak hafızası ve hatırasıdır. Dönemi yaşayanların “Unutulmaz günler” olarak nitelendirdiği borsa macerasında bir dönüm noktası da bugünlerde yaşanıyor. Wall Street’teki o renkli görüntülerin bir benzerini İstinye’deki büyük seans salonunda sergileyen brokerler, bir düzenlemeyle işsiz kalma, meslek de tarihe gömülme tehlikesiyle karşı karşıya.

BÜYÜK SALON KAPANACAK •
Borsa Başkanlığı tarafından 4 Kasım 2008 tarihinde ‘Hisse Senetleri Piyasasında 2009 Yılı Başından İtibaren Geçerli Olacak Terminal Kullanım Şartları Ve Uzaktan Erişimde İkinci Lokasyon Uygulamasına’ ilişkin bir genel mektup yayımlandı. Hisse senetleri piyasasında 2009 yılı başından itibaren geçerli olacak uygulama ile 1 ocaktan itibaren hisse senedi işlemleri için emirler İMKB seans salonundaki terminallerden değil, aracı kurum merkezlerindeki elektronik sistemden yapılacak.

İŞSİZLİK TEHLİKESİ •
Düzenleme ile seans salonu uygulaması bitirilirken yeni yapıda İMKB’de yer alan terminaller, sadece sorgulama, emir iyileştirme veya iptaliyle özel emir giriş, eşlemesi için kullanılacak. İMKB lokalinde bulundurulacak terminal sayısı ise her aracı kurum için ikiye, dolayısıyla her aracı kurum için broker sayısı da ikiye düşürülecek. Böylece toplam 450 olan terminal sayısı da 200’e inecek. Sermaye Piyasası Kurulu’nun 1 Ocak 2009’dan itibaren yürürlüğe girecek tebliği ile aracı kurumların telefonla borsadaki brokere emir iletme dönemi sona erecek. Bu aşamada bazı aracı kurumların broker sayısı ikiden çok daha fazla olduğu belirtiliyor. Bu nedenle kriz ortamının da etkisiyle aracı kurumların birçok brokerini işten çıkarmak zorunda kalabileceği düşünülüyor.

DAVA DA AÇACAK •
Bu işsizlik tehdidi borekleri harekete geçirerek bugün sabah ‘seans salonuna girmeme’ eylemini tetikledi. Önceki gün İMKB’nin yayınladığı genel mektubun ardından brokerlerin yaptığı toplantıdan sonra dün de Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliği (TSPAKB) bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantı sonrasında yaklaşık 600 civarı brokerin seans salonuna girmeyerek uygulamayı protesto edileceği öğrenildi. Ayrıca brokerlerin yapacağı eylemler bununla da sınırlı kalmayacak. Yapılan olaganüstü toplantıların ardından şşsizliğe neden olabilecek uygulamaya karşı birçok brokerin de yasal yollara başvurarak hakını aramaya hazırlandığı borsadan gelen haberler arasında.

BORYAD BAŞKANI BAHÇUVAN: BORSA RUHSUZLAŞIR • Borsa Yatırımcıları Derneği Başkanı Ali Bahçuvan, İMKB seans salonu uygulamasınını sona ermesine ilişkin, “seans salonunda sadece makinelerin olması borsayı tamamen duygusuzlaştırabilir” dedi. Bahçuvan yapılan düzenlemenin kendisine hiç sıcak gelmediğini belirterek, brokerlerin İMKB’nin bugünlere gelmesindeki önemine işaret etti. Yatırımcıların dolu seans salonlarına alıştığını ifade eden Bahçuvan, şunları kaydetti: “Dünyada brokerların canlı seans yaptığı, show ortamının yaratıldığı, bunun canlı tutulmaya çalışıldığı örnekler var. Borsayı önemli konuk ziyaret ediyor, oradaki havayı kokluyor. Bu duruma biraz da imaj açısından bakmak lazım. Her şey teknolojiyle değişiyor ama insan unsuru çok önemli. Seans salonunda sadece makinelerin olması Borsayı tamamen duygusuzlaştırabilir. İnsan unsurunun ön planda olduğu bu ortamı kaybetmemek lazım. İstanbul’u bir finans merkezi yapmayı düşünüyorsak, show yapacağımız bu önemli unsuru kaybetmemiz gerekir.”
Yeni uygulamanın birçok brokeri işsiz bırakacağını ifade eden Bahçuvan, teknik anlamda yatırımcı tarafında sorun olmayacağını, ancak insan unsurunun ortadan kaldırılmasının borsanın imajı açısından olumsuz olacağını aktardı.